Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen BAİBÜİLEF-İG 2026 – 3. Uluslararası Alfabeden Algoritmaya Küresel İletişimde Yeni Ufuklar Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen “Reklam, Etik ve Tüketim Kültürü” başlıklı Sabah Oturumu 26, reklamcılık ve medya alanında yaşanan dijital dönüşümü etik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi M. Rıfkı Ünal ve Sümeyye Özen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, yapay zekâ uygulamalarının reklam ve yayıncılık sektörüne etkileri, tüketim kültüründeki değişimler, kurumsal iletişim stratejileri ve reklam etiği üzerine güncel akademik çalışmalar paylaşıldı.
Dijital teknolojilerin medya ve reklam sektörünü yeniden şekillendirdiği günümüzde gerçekleştirilen oturumda, yapay zekâ destekli içerik üretiminden sentetik sunuculara, kurumsal markaların viral içeriklerle kurduğu ilişkilerden etik tartışmalara kadar uzanan geniş bir konu yelpazesi değerlendirildi. Katılımcılar, reklam ve iletişim alanında ortaya çıkan yeni eğilimleri akademik perspektiflerle tartışma fırsatı buldu.
Oturumun ilk sunumunda Doç. Dr. Esma Sancar, “Radyo ve Televizyon Yayıncılığında Hibrit Zekâ ve Sentetik Sunuculuk Üzerine Sistematik Bir İnceleme” başlıklı çalışmasını sundu. Sunumda, yapay zekâ teknolojileri ile insan yaratıcılığının birleştiği hibrit zekâ yaklaşımının yayıncılık sektörüne etkileri ele alındı. Özellikle yapay zekâ destekli sentetik sunucuların radyo ve televizyon yayıncılığındaki kullanım alanları, avantajları ve beraberinde getirdiği etik tartışmalar değerlendirildi. Medya sektörünün geleceğinde insan ve yapay zekâ iş birliğinin nasıl şekilleneceği üzerine önemli tespitler paylaşıldı.
Dr. Öğr. Üyesi Haluk Akarsu tarafından gerçekleştirilen “Made By Human: Reklamlarda Yapay Zekâ Yorgunluğu ve İnsan Eliyle Üretim Söylemi” başlıklı sunumda, yapay zekâ destekli içeriklerin giderek yaygınlaşmasının tüketici algısı üzerindeki etkileri incelendi. Çalışmada, yoğun yapay zekâ kullanımının ardından ortaya çıkan “insan eliyle üretilmiş içerik” vurgusunun reklam söylemlerinde nasıl bir değer unsuru hâline geldiği değerlendirildi. Sunum, teknolojik gelişmeler karşısında özgünlük, yaratıcılık ve insan emeği kavramlarının yeniden yorumlanışına dikkat çekti.
Oturumun bir diğer sunumunda Dr. Öğr. Üyesi Serhan Salepçigil, “Dijital Vicdan ve Eylem Açığı: STK İletişiminde Kamu Mobilizasyonu İçin Teorik Bir Model” başlıklı çalışmasını paylaştı. Sunumda, dijital platformlarda toplumsal sorunlara yönelik farkındalık oluşturulmasına rağmen bireylerin bu farkındalığı eyleme dönüştürme süreçlerinde yaşanan zorluklar ele alındı. Sivil toplum kuruluşlarının iletişim stratejileri bağlamında geliştirilen teorik model üzerinden dijital çağda kamu mobilizasyonunun dinamikleri değerlendirildi.
Dr. Ali Çetinkaya tarafından sunulan “Reklamın Etik Değerler Açısından Değerlendirilmesi: Otomotiv Sektörü Örneği” başlıklı çalışma ise reklamcılık uygulamalarının etik boyutuna odaklandı. Otomotiv sektöründe kullanılan reklam stratejilerinin incelendiği sunumda, tüketicilere sunulan mesajların etik ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Reklamlarda doğruluk, şeffaflık ve toplumsal sorumluluk kavramları üzerinden sektör uygulamalarına ilişkin kapsamlı analizler paylaşıldı.
Oturumun son sunumunda Arş. Gör. Gizem Güler, “Viral İçeriğin Kurumsal Sahiplenilmesi: IKEA’nın ‘Punch’ın Annesi’ Paylaşımı Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı araştırmasını sundu. Çalışmada, sosyal medya kültüründe ortaya çıkan viral içeriklerin markalar tarafından nasıl yeniden kullanıldığı ve kurumsal iletişim stratejilerine nasıl entegre edildiği incelendi. IKEA örneği üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmede, markaların dijital kültürle kurdukları ilişki ve kullanıcı üretimli içeriklerin kurumsal iletişimdeki rolü ele alındı.
Oturum boyunca gerçekleştirilen sunumlar, reklamcılık ve medya sektörünün yapay zekâ teknolojileri, dijital kültür ve değişen tüketici beklentileri doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koydu. Etik değerlerin korunması, insan merkezli iletişim anlayışının sürdürülmesi ve teknolojik yeniliklerin toplumsal etkilerinin doğru değerlendirilmesi gerekliliği, oturum boyunca öne çıkan ortak temalar arasında yer aldı.
Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcılar, yapay zekâ destekli reklam uygulamalarının geleceği, dijital platformlarda etik sorumluluk, kurumsal iletişim stratejileri ve tüketim kültüründeki dönüşümler üzerine görüş alışverişinde bulundu.
BAİBÜ İLEF-İG 2026 kapsamında düzenlenen “Reklam, Etik ve Tüketim Kültürü” oturumu, reklamcılık ve iletişim alanındaki güncel gelişmeleri disiplinlerarası bir bakış açısıyla değerlendirerek sempozyumun bilimsel içeriğine önemli katkılar sundu. Oturum, dijital çağda reklamın dönüşen yapısını, etik tartışmaları ve tüketim kültürünün geleceğini ele alarak akademisyenler ve araştırmacılar arasında verimli bilimsel tartışmalara zemin hazırladı.